Pazar, Nisan 22, 2018
   
Yazı
Hata
  • JUser::_load: Unable to load user with id: 63

ÇALIŞMA HAYATINDA KUR'AN, 21 REBİÜLAHİR 1435 (21 ŞUBAT 2014)

                                                                                 alt

 

                                           alt

 

                                                                                        alt

 

 

                      EY İMAN EDENLER!

Allah’ın emrine uygun yaşayın.

Ey iman edenler! Allah’ın emrine uygun yaşayın ve O’na (ibâdet ve sâlih amellerle yaklaştırıcı, Hak ve rızasını kazandırıcak) ‘sebep ve yol’(lar) arayın. O’nun yolunda (malınızla, canınızla insanları kula kulluktan kurtarmak ve İslâm’ın hayatınıza hâkim olması için) cihad edin ki kurtuluşa eresiniz. (Maide/35)  

                                          KUR'AN'IN ANLAMIYLA BULUŞUYORUZ

                            ÖLÇÜ VE TARTIDA HİLE YAPANLARIN VAY HALİNE!

 

       Rahman ve Rahim Allah’ın Adıyla

  • “Allah’ın sana verdiği (her türlü) şeyde âhiret yurdunu da ara. Dünyadan (helalinden olarak) nasibini de unutma! Allah’ın sana iyilik ettiği gibi sen de iyilik et. (Emirlerine muhalefet ederek) yeryüzünde bozgunculuk (yapmayı) isteme! Çünkü Allah bozguncuları sevmez.” (Kasas/77)
  • Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyorlar? Dünya hayatında onların geçimlerini biz taksim ettik. Bir kısmı diğer bir kısmını işçi edinsin (ve bir anlaşma ile birleşip birbirlerine işlerini gördürsün) diye birtakım derecelerle kimini, kiminin üstüne yükselttik. Rabbinin rahmeti, onların toplayıp yığdıklarından daha hayırlıdır. (Zuhruf/32)

 

  • Ölçü ve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar insanlardan ölçüp aldıkları zaman, tastamam alırlar. Onlara (bir şey verirken) ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksik yaparlar. (Mutaffifın/1)

                        

                    alt                              alt

 

 

                                                 alt

 

                                               alt

 

                          O’NUN (sav) AHLAKI KUR’AN’DI

 

  • İyaz ibni Hımar (ra) Rasûlullah (sav)şöyle buyurken dinledim dedi.

“Cennettekiler üç sınıftır: Adil ve başarılı devlet başkanı, akrabasına ve müslümanlara karşı merhametli ve yumuşak kalpli kişi ailesi kalabalık olduğu halde haram kazançtan uzak kalmaya çalışıp kimseden bir şey istemeyen adamdır. (Müslim Cennet 63)

  • Ebû Katâde radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kıyamet gününün sıkıntılarından Allah'ın kendisini kurtarmasından hoşlanan kimse, borcunu ödeyemeyene mühlet tanısın veya ondan bir bölümünü indirsin." (Müslim, Ahmed İbni Hanbel)

  • Ebu Katade (ra)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

“Alışverişte çok yemin etmekten sakınınız. Çünkü o önce mala sürüm kazandırır fakat sonra hepsini mahveder, tüm kazancı siler süpürür.” (Müslim, Musakat, 132)

  • Abdullah b.Ömer radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Biriniz kardeşinin satışı üzerine satış yapmasın.”(Buhari, Müslim, Tirmizi)

 

                     alt

 

 

                                         alt

 

                                               alt

 

              alt

 

MÜSLÜMAN EKONOMİK YÖNDEN DE GÜÇLÜ OLMALIDIR

İçinde bulunduğumuz dünya atmosferinde ekonomi aynı zamanda önemli mücadele sahalarından da birisidir. Dünya üzerinde kıyasıya bir ekonomik savaş sürdürülmektedir. Müslümanlar da ekonomik yönden çok güçlü olmak için gece gündüz çalışmalıdırlar. Bundaki amacı da Allah’ın rızasını kazandıracak hizmetler yapabilmek olmalıdır.

Hiçbir peygamber, hiçbir sahâbî ve hiçbir velî refah ve servete düşman olmamıştır. Ebû Zer el-Gıfârî radıyallâh anh başta olmak üzere zühdüyle tanınmış bütün ashab ve sonraki devirlerdeki takipçileri refahtan çok servetin teraküm ve kullanım tarzı ile devrin şartlarından kaynaklanan sağlıksız dağılımına karşı mücadele etmiştir. Onlar için dünya elde bulunan değil, gönle girip Allah ile insan arasına perde olan şeydir.

Buradan fakirliğin yerilen bir husus olduğu sonucu çıkarılmamalıdır. Amaç asalak tiplerin toplumu kuşatmasına ve bir kene gibi yiyip bitirmesine mani olmaktır. İnsanları kesbe/çalışıp kazanmaya teşvik etmektir. Yoksa servet-sâman sahibi olub da bunu tekebbür ve minnet aracı haline getirmek belki servetin olmamasından daha yeğdir. Zaten İslâm’ın karşı olduğu mal mülk de kibir ve gurur metâı, çokluk yarışı haline getirilendir. Asıl olan Bahâeddîn Nakşbend’in, “Mina pazarında bir tâcir gördüm; elli bin dinara yakın bir ticaret işi yaptı. Ama, Sübhân Hak’tan bir lahza kalbi gaflete dalmadı” şeklinde karakterize ettiği tiplerin yetiştirilmesidir. Zîrâ Eyyûb aleyhisselâm çok sabrettiği için Allah teâlâ O’na “Ne güzel bir kul” dedi. Süleyman aleyhisselâm da saltanatta istikâmet üzere olduğundan Allah teâlâ O’na da “Ne güzel bir kul” dedi. Allah’ın rızası, Selmân-ı Fârisî radıyallâhuanh’in fakrıyla Hz. Süleyman’ın gınâsını tek gâyeye yöneltebilmektedir.

Büyük mutasavvıfların neredeyse hepsi bir meslek sahibidir. Tabakât ve tezkire kitapları bunların şahididir. Kimisi attârdır, kimisi kassâbdır, kimisi nessâc/dokumacıdır… İbadeti çalışırken yapmışlar, çalışıp kazandıklarıyla hayır yapmayı düşünmüşlerdir. Bunlara birkaç örnek verilecek olursa; Hâce Yusuf Hemedânî, çizme imâlâtı ve çiftçilikle geçimini temin etmiştir. Emîr Külâl’e çömlekçilik yaptığı için Külâl lakabı verilmiştir. Bahâeddîn Nakşibend geçimini arpa, burçak ve kayısı yetiştirerek ziraatle sağlamıştır. Ubeydullah-i Ahrar Semerkant’ta ziraat ve ticaretle meşgul olmuştur.

İslâm dini insanın hem maddi, hem de manevî yönüne itina gösterip, ikisinin arasında sağlam bir denge kurmaktadır. İnsanın manevî yanı için gıda mesabesinde olan ibâdetleri emrettiği gibi maddi yönü için temel teşkil eden ticaret, sanat, tarım ve benzeri şeyleri de emretmektedir. Yüce Allah, Kur’ân-ı Kerîm'de ticaret ve alışveriş hakkında şöyle buyurmaktadır: "Allah satışı mubah ribayı (faizi) haram kılmıştır".

         Başka bir âyette de şöyle buyurmaktadır: "Ey mü'minler, cuma günü namaza çağrıldığınız zaman hemen Allah'ı anmaya (namaza) koşunuz ve alışverişi bırakınız. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır. Namaz kılındıktan sonra yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan (nasibinizi) arayın. Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz". Peygamber (sa.) de ticaretle ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: "Günahların öyleleri var ki, geçimi sağlamak için sarfedilen gayretten başka bir şey onları silemez". Bir başka hadîste de şöyle buyrulmaktadır: "Doğru tüccar kıyamet günü sıddık ve şehitlerle birlikte haşrolunacaktır" (Tirmizî). Görüldüğü gibi ticaret geçim kaynağı olduğu kadar büyük ve anlamlı bir ibâdet biçimi olarak da müslümanın hayatına girmektedir.

Namaz ve oruç gibi ibâdetlerin şart, farz, sünnet ve yasaklan olduğu gibi alışveriş ile ticaretin de sari adap ve yasakları vardır. Nasıl ki namazın şart, farz, sünnet ve yasaklarını öğrenmeden namaz kılmaya kalkışmak anlamsız ve günahsa, alışveriş ile ticaretin de farz, şart, adap ve yasaklarını öğrenmeden böyle bir işe kalkışmak da aynen böyle günah ve haramdır. Bunun için Hz. Ömer (r.a) halife iken çarşı ortasında birçok kimseyi cezalandırıp şöyle demiştir: "Alışveriş usulünü bilmeyen kimse çarşı ve pazarlarımızda alışveriş yapmasın. Çünkü farkında olmadan faize girebilir". Hiç şüphesiz bu uygulama bize ticaret ile alışverişin şart, farz ve adabını öğrenmemiz gerektiğini ortaya koyuyor.

                                                                          Kur’an’ın Anlamıyla Buluşmak Platformu

 

                                                alt

 

alt

 

                                                  alt

 

alt

 

alt

 

Bu köşenin içeriği KUR’AN’IN ANLAMIYLA BULUŞMAK PLATFORMU tarafından hazırlanmıştır. Ayet mealleri Hasan Tahsin Feyizli'nin Hazırladığı Feyzü'l Furkan Açıklamalı Kur'an-ı Kerim Meali’nden alınmıştır.   Ayet meallerinin tamamına www.kuranimiz.net, ses dosyalarına www.akradyo.net adreslerinden ulaşabilirsiniz. Görüş ve önerileriniz için: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

 


PaylaşŸ